27 Şubat 2011 Pazar

Crysis 2




Cankaya koskunden ozel olarak rica ettigim "leaked" Crysis 2 beta'sina dun gece 1 saat kadar bakma sansim oldu.Kabul ediyorum illegal bir durum bu, ancak satin almak konusunda ikilemde kaldigim bir oyundu ve 1 saatlik deneyimim kesin kararimi vermeme oldukca yardimci oldu.D&R Taksim'in ilk musterisi ben olacagim oyunun resmi cikis tarihinde.

Senaryo hakkinda konusmak gibi bir niyetim yok.Ben de icerikten tam haberdar degilim.Senaryoyu beta'da ilerletmeyi de dusunmuyorum, oyunu elime gecirdigimde alacagim hazzin azalmamasi icin.

Biraz daha teknik detaylardan konusmayi dusunuyorum.Fakat bunu yaparken oyunu basliklar altinda incelemekten ziyade ilk deneyimimi anlatayim size.

Dikkatimizi ceken ilk sey NanoSuit uzerindeki modifikasyonlar.Crysis'teki NanoSuit gorunmezlik/super guc/super hiz/super zirh ve savas alaninda dusmanlarimizi isaretleyebildigimiz bir durbun modunu iceriyordu.Basarili bir super asker olmak icin NanoSuit'in modlsri arasinda surekli olarak gecis yapmamiz gerekiyordu.NanoSuit 2 ise super hiz ve super guc ozelliklerini surekli olarak aktif kiliyor.Bu durumun iki sonucu var.Olumlu sonucu catisma esnasinda NanoSuit'in cok daha hizli tepki verebilmesi, olumsuz sonucu ise kompleks durumlarda enerjimizin cok daha hizli bir sekilde dibe vurmasi.

Gelelim oyunu gercekten guzel yapan kisma.Birinci buyuk catismam cember seklinde bir avluda gerceklesti.Alanin ortasinda rastgele dizilmis variller,karton kutular vesaireler vardi.Benim bulundugum tarafta ise, cemberin yarisini kaplayan ve ortadaki kutulara donuk 3 siper var.Tabi benim haberim yok bu durumdan.Hemen onunde kapinin esiginde bana sirti donuk bir asker var.NanoSuit'in gorunmezlik modunu actim, egildim yavasca hasmima yaklastim ve bogazina Rambo bicagini sapladim.Buraya kadar daha once yapmadigim birsey yok.

Bicagi saplar saplamaz sol tarafimdan "Hassiktir, adam oldu!" diye bir ciglik geldi, ben kafami oraya cevirirken coktan kursunlar ustume yagmaya baslamisti.2 dusman askeri vardi cember seklindeki avluda ve hemen sag tarafimda da bir siper.Hizli kosma ozelligim sayesinde siperin arkasina gectim ve saklandim.Kafam hafif yere egikken NanoSuit'in enerjisinin dolmasini bekledim, %100 oldugunda gorunmezlik modunu aktif hale getirdim ve Crysis 2 tekrar sasirtti beni.Zirhimla beraber golgemde yavas yavas siliniyordu catisma alanindan, 1-2 saniye kadar bunun ne kadar guzel bir detay oldugunu dusunup kafami siperden kaldirdim ve tekrar sasirdim.Kacip saklanip oyunu ovdugum 5 saniye icinde hasimlarim ortadan kaybolmustu.Catismada yer degistirip dusmanin sasirtmanin avantajli bir durum oldugundan haberdar olan sadece ben degilim demek ki.

Fedakarlik edip bosluga bir kursun siktim.Gorunmezlik modum deaktif hale geldi, NanoSuit'in enerjisi tukendi ve ortadak varillerin arkasindan uzerime tekrar kursun yagmaya basladi.Geri egildim kafami tekrar uzatmaya hazirlandim.Dusmanlarimin nerede oldugunu biliyordum ve elimden kurtulamazlardi artik.Tam kafayi kaldiracaktim ki...

Siperimin hemen sol tarafina bir el bombasi attilar ve sag tarafina da yaylim atesi actilar.Siperde kalirsam bomba bana buyuk hasar verecek, sagdaki sipere kosarsam da kursunu yiyecektim.Mevcut durum normal bir insani oldurmeye yeter ama NanoSuit'i degil.Super zirh modunu aktiflestirdim.Hasimlarima ates actim ve sag tarafa kaymaya basladim.Bombayi atan eleman coktan geri saklanmisti ama digerini hakladim.Sagimdaki sipere gectigimde yine zirhimin enerjisinin dolmasini bekledim ve tekrar gorunmezlik moduna gectim.

Saat yonunde gezip dusmanimi ararken, onun da ayni seyi yaptigini gordum.Siperinden ayrilmadan saga dogru adim adim ilerleyip beni ariyordu.Ben coktan arkasina gecmis bicagi boynuna saplamak icin yaklasmistim ona.

Bu catisma Crysis 2 ile ilk deneyimimdi ve yaklasik 30 saniye surmustu.Daha fazlasini yasayabilmek icin ise Mart 22(yanlis hatirliyor olabilirim)'yi beklemek gerekiyor...

Allah sabir versin.

24 Şubat 2011 Perşembe

Corona




Welcome back Mr.Anderson.We missed you.

Azeroth




Biz Tanri var mi yok mu, hangimizin Tanri'si gercek olan gibi sorularla kendimizi yoralim.Tanrilarimizin adini arkamiza alip birbirimizi oldureduralim, oralarda bir yerde safi hayalgucuyle yaratilmis bir evren var.Yaratilisi buyuk bir gizem olmayan, uzerinde yasayan ve belli bir İQ seviyesinin uzerinde olan her canlinin biraz biraz kendi gecmisini, kokenini bildigi bir evren Azeroth.

Azeroth'un hikayesi Titan'larla basliyor.Nasil yaratildiklari Azeroth ahalisi tarafindan bilinmiyor olsa da Azeroth'a onlarin hayat verdigi biliniyor.Titan'lar ayak bastiklari gezegene hayat veren yaratiklar.Bir gezegene yerlesiyor, onu bastan sekillendiriyor, sonra belki de milyonlarca yil boyunca yanindan bile gecmiyorlar.Sekillendirdikleri gezegen tehlikeye girdiginde ise onu yeniden tasarlamak icin geri donuyorlar.Butun bunlari ne amacla yaptiklari ise kokenleri gibi bir gizem.

Titanlarin yarattigi Azeroth birkac milyon yil boyunca onlarin sekillendirdigi mutlu mesut hayatina devam ediyor.Gezegen uzerindeki ilk canlilar olarak bilinen Dwarf ahalisi o zamanlar, kayadan derileri ve parlak gozleriyle mekanik mahlukatlar ve tek amaclari kendi medeniyetlerini yukseltmek.Kendi sehirlerini insa ediyor, gezegenin cografi ozelliklerini bile belirliyorlar.

Bu birkac milyon huzurlu yilin ardindan, eski tanrilar ortaya cikiyor.Kokenleri tipki Titanlar gibi belirsiz olan ve saf enerjiden olusan bu arkadaslar yavas yavas Azeroth'u kirletmeye basliyorlar.Azeroth uzerinde idugu belirsiz yaratiklar, amaclari belirsiz Elemental'ler dolasmaya basliyor.

Takip eden birkac milyon yil boyunca da eski tanrilar Dwarf'larin medeniyetini yikmaya, Dwarf'lar ise kaybettiklerini geri insa etmeye calisiyorlar.Bu surecte eski tanrilar Azeroth'un gucunu iyiden iyiye anlamaya, kontrol etmeye basladilar.Bu kisir dongu devam ederken eski tanrilar kendilerini ve guclerini Azeroth'un bir parcasi haline getirdiler.Kazandiklari yeni bilgilerini ise en guclu silahlarini yaratmak icin kullandilar.Eski tanrilar Curse of Flesh(Turkce meali et laneti oldugu icin kullanmamakta gayda var)'i yarattilar.

Curse of Flesh Titan'larin yarattigi mukemmel yaratiklarin basina gelebilecek en kotu seydi.Artik yasiyor, hissediyor, oluyor ve evrim gecirebiliyorlardi.Her canlinin farkli bir motivasyonu ve farkli bir yasam alani vardi.Azeroth artik Titan'larin yarattigi mutlak duzeni degil eski tanrilarin yarattigi kaos ortamini temsil ediyordu, ve Titanlar olurda bir gun geri donerse bu manzaradan hic hosnut olmayacaklardi.



21 Şubat 2011 Pazartesi

Besiktas 2 - 4 Fenerbahce




Futbol uzerine yazmak adetim degildir.Fakat seyir zevki bu denli yuksek bir mac izleyince insanin karalayasi geliyor uc bes kelime.Dun aksamki mac iki takim icinde buyuk onem tasiyordu.Fenerbahce'nin sampiyonlugu kovalarken yara almamasi onemliydi.Besiktas'in ise son haftalardaki muthis performansindan en azindan prestijini kurtarmak icin galip gelme zorunlulugu vardi.Sartlar boyle cetin olunca, macin rolantide gecmeyecegini tahmin etmek pek zor olmadi.

Macin ilk dakikalarinda Fenerbahce'nin odevini daha iyi yaptigini gorduk.Fenerbahce'li oyuncular ayaklarina degen her topu sol kanatta Santos-Dia ikilisine aktardilar.Fener hucum ederken geri gelmeyen Quaresma'nin yalniz biraktigi Ekrem rakiplerini sert mudahalelerle durdurmak zorunda kaldi.Farkli sartlar altinda dakika 15'i gormeden kirmiziyi bile gorebilirdi.Erken gelen golle moral avantajini da yakalayan Fener Dia'nin hiziyla sayisiz pozisyon yakalayip Dia'nin zekasiyla sayisiz pozisyonu harcadi.Yirminci dakikada yedek kulubulerinden oyuna yansiyan ilk mudahale Schuster'den geldi.

Quaresma ve Simao'nun kanatlarini degistiren hoca, oyunun dengesini de degistirdi.Besiktas toplari ters kanada oynamaya baslayinca Niang'in baskisi etkisizlesti.Sahaya igneyle cikan Gokhan Gonul de Quaresma karsisinda bocalayinca Besiktas pozisyon kovalamaya basladi.Bu surecte ise Lugano-Yobo-Volkan uclusunun uyumu dikkat cekiciydi.Besiktas'in beraberligi yakaladigi gol tek kelimeyle muhtesemdi.Ekrem'in deparinin ardindan kendisinden beklendigi uzere cizgiye inip orta kesmek yerine topu cekip Lugano'yu kasaba gondermesi ve kullandigi sutun guzelligi harikaydi.Fenerbahce'nin golu kullanilamaz hale getirdigi Besiktas sag kanadindan yemis olmasi ise baska bir konu.

Ikinci yari ilk yarinin son 20 dakikasi gibi ibre Besiktas yonundeyken basladi.Beraberlik goluyle beraber taraftari arkasina alan Besiktas daha organize gelmeye basladi ama basarili bir hucumlari yoktu.Fenerbahce savunmasi muthis duzenli ve Besiktas'i uzun sutlara ve korner misali ortalara zorluyordu.Bu uzun sutlardan birinde de Simao'nun frikigini yakaladi Besiktas.Karambole carpan topun bombos Ibrahim Toraman'in onunde kalmasi tipki Dia'nin 22'deki sutunun direkte patlamasi gibi top yuvarlaktir seklinde aciklanabilir.Golde ne Fenerbahce savunmasinin ne de Besiktas hucumunun iyi veya kotu oldugu yorumuna varmak zor.

Besiktas'in ikinci golu ve Alex'in penaltisi arasindaki dakikalar ise Super Lig'in cok zamandir izledigim en guzel dakikalariydi mucadele olarak.Ozellikle Niang'in bir rakibini bakkala digerini berbere gonderdikten sonra 50 kusur metrelik depari ve Quaresma'nin patentli sag ayak disiyla asirtmasi macin en dikkat cekici anlariydi.Takibinde Ferrari'nin Lugano'yu kundeye getirdigi korner var ki, penalti 3 dakika once gonul rahatligiyla calinabilirdi.

Fenerbahce taraftarlarinin bir onceki pozisyondan rakilari fondipledigi anda ise penalti geldi.Maci stadda izlemeyen herkes penaltinin neden verildigini pozisyonu tekrar izleyince gorduler ve rakilari fondipleme sirasi Besiktas taraftarlarina geldi.Bu noktada Ferrari'nin hareketini cok yadirgamamak lazim.Her duran topta rakip ceza sahasina giren Lugano ile eslesmek kolay degil.Savunmacisini itip kakmayi, konsantrasyonunu bozmayi sever Lugano.Gerilim dozu yuksek bir karsilasmada cok zamandir forma giymeyen bir savunmacinin en sonunda isyan edip agzina yumrugu vurmaya kalkismasini sadece dogal olarak tanimlayabilirim.Ferrari'nin zamanlamasinin bok gibi olmasi ve bu kadar aleni bir aptallikta yapmasi ise yine ayni gerilimden kaynaklaniyor.Fatura'nin Ferrari'ye kesilecek olmasi ise uzucu.

Penalti karariyla ambole olan Besiktas hem zaten sallanmakta olan savunmasinin kolonlarindan birini hem de konsantrasyonunu kaybedince skorun 2-2 kalmayacagi da kesinlesti.Aklini bir kenara birakip icguduleriyle oynamaya baslayan Besiktas'in cezasin Alex hat-trick yaparak kesti.Bu noktada teknik taktik gibi konulara deginmenin pek anlami yok.Besiktas gibi geriden gelip, one gecip tekrar geri dusen her takim ayni cokusu yasardi.

Maci ozetlemek gerekirse, Aykut Kocaman'in oyun sablonunun yavas yavas oturmaya basladiginu soyleyebiliriz.Kulup olarak hali hazirda kaos icerisinde olan Besiktas karsisinda alinan galibiyet basari kriteri sayilamayacak olsa da, Fenerbahce icin isler bu aralar yolunda gidiyor gibi gorunuyor.Besiktas'in bu mactan sonraki performansinin nasil olacagi ise buyuk merak konusu...

18 Şubat 2011 Cuma

Marion Cotillard





Marion ablaya askimiz buyuk.Nolan abi bana katiliyor olacak ki The Dark Knight Rises'da kendine bir rol kapmis.Bu guzelligi essiz aksani ve insani yiyip bitiren gozleriyle deriler icinde izlemek cekici bir fikir.Ancak Nolan abi hevesimizi kursagimizda birakacak keza Catwoman rolu Anne Hathaway'in.

14 Şubat 2011 Pazartesi

The Amazing Spider-Man





Yeni fotograf...en azindan maskenin Sam Raimi kostumunden daha guzel gorundugunu soyleyebilirim.